KÜLTÜR - SANAT

Sivas’ın Gururu, Türk Müziğinin Altın Çocuğu Esin Engin

Published

on

Türk müziğinin hem geleneğini hem de çağdaş yüzünü aynı potada eritebilen ender isimlerden biri olan Esin Engin, yalnızca bir besteci ya da yorumcu değil çok yönlü kişiliğiyle bir müzik dehası olarak hafızalarda yer edindi. Ud, kanun ve piyano başta olmak üzere pek çok enstrümana hâkimiyeti, kadife sesi, özgün besteleri ve başarılı orkestra şefliğiyle Türk müzik tarihine damga vuran Engin’in Sivaslı kimliği ise memleketi için ayrı bir gurur kaynağı oldu.

17 Mayıs 1945’te Kırım Tatarı asıllı bir ailenin çocuğu olarak Sivas’ta dünyaya gelen Esin Engin, müzikle tanışmasını çok erken yaşlarda gerçekleştirdi. Henüz 5 yaşındayken nota eğitimi almaya başlayan Engin, ilk olarak ud ve kanun çalarak Klasik Türk Müziği’nin inceliklerini öğrendi. Küçük yaşta fark edilen yeteneği, onu disiplinli bir eğitim sürecine taşıdı.

Lise yıllarında eğitim için gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde ise müzik ufkunu genişleten Engin, piyano ve kompozisyon dersleri alarak Batı müziğini yakından tanıdı. Bu dönemde edindiği bilgi ve birikim, ilerleyen yıllarda onun en belirgin özelliği olacak olan Doğu ile Batı’yı ustalıkla sentezleme becerisinin temelini oluşturdu.

1972 yılında yayımladığı “Dök Zülfünü Meydane Gel” ve “Tango” adlı 45’lik plaklarıyla geniş kitlelerin dikkatini çeken Esin Engin, Klasik Türk Müziği eserlerini özüne zarar vermeden çok sesli hâle getirerek müzik dünyasında önemli bir yeniliğe imza attı. Büyük ilgi gören “Modern Oyun Havaları” serisi, hem satış rakamlarıyla hem de müzikal yaklaşımıyla bir dönemin simgesi hâline geldi. Bu çalışmalar sayesinde Türk müziği, yurt dışında da tanınma ve dinlenme fırsatı buldu.

Esin Engin, yalnızca kendi eserleriyle değil, Türk pop ve sanat müziğinin önde gelen isimlerine yaptığı aranjelerle de adından söz ettirdi. Sezen Aksu, Erol Evgin, Nilüfer ve Nükhet Duru gibi sanatçıların pek çok eserinde onun müzikal dokunuşu bulunuyor. Ayrıca “Lüküs Hayat” ve “Hisseli Harikalar Kumpanyası” gibi Türk tiyatrosunun unutulmaz müzikallerinde müzik yönetmenliği yaparak sahne sanatlarına da kalıcı katkılar sundu.

Yeşilçam sinemasının hafızalara kazınan pek çok yapımında da Esin Engin’in imzası yer aldı. Özellikle “Çalıkuşu” dizisi için bestelediği müzikler, dizinin duygusal atmosferini güçlendiren en önemli unsurlardan biri oldu. Bunun yanı sıra “Çöpçüler Kralı”, “Zübük” ve “Hayallerim, Aşkım ve Sen” gibi filmlerin müzikleriyle de sinema tarihimizde özel bir yer edindi.

1994 yılında kan kanseri teşhisi konulan usta sanatçı, yaşadığı tüm zorluklara rağmen üretmekten vazgeçmedi. Hayatının son dönemlerinde dahi besteler yapmayı sürdüren Engin, sanatına olan bağlılığını hasta yatağında bile korudu. 4 Mayıs 1997’de hayata veda eden Esin Engin, ardında yaklaşık otuz enstrümanı ustalıkla çalabilen, sayısız beste ve düzenleme ile taçlanmış çok değerli bir sanat mirası bıraktı.

Sivas toprağının yetiştirdiği bu büyük müzik insanı, her yıl vefatının yıl dönümünde ve eserlerinin yankılandığı her notada saygı ve rahmetle anılıyor. Esin Engin, Türk müziğinde bıraktığı izlerle yaşamaya devam ediyor.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Trend

Exit mobile version